15 Eylül 2012 Cumartesi

Anatomy of a Kezban: Bir adamın yalnızlığı (vol. 2)



Neden genel olarak erkeklerin “sevgilimi elimde tutmak için ne yapmalıyım” gibi bir derdinin olmadığını. Bununla ilgili kabuslar görmediğini hiç düşündünüz mü?
“sevgiliyi elde tutmak” kavramının ezici çoğunlukla kadınlarla ilgili bir soru (veya sorun) olduğunun farkındasınız değil mi?
Neden sizce?
Burda bir terslik var değil mi?
Abazanlık erkeklere mahsus değil miydi?
Kız arkadaş bulmak bir erkek için zor bir eylemken, kadının sevgili bulması çok daha kolay değil mi?
Bence daha kolay zira karar mercii kadındır bir ilişki için. Kadının onayı lazımdır yani
Çok tuhaf lan...
Kadın için gerçekten elini sallasa ellisidir yalnız ve güzel ülkemde.
Ama sevgili bulmanın bu kadar kolay olduğu bir dünyada onu 'elinde tutmak' neden bir kabus gibi kadın için?
Asıl soru bu işte. Sorun da burda gizli.
Sizinle sevgili olmak için çabalamış bir adamı elden kaçırmaktan korkuyorsanız yanlış bir şey yaptığınızı biliyorsunuz demektir zira siz aynıysanız, o da aynıysa sizi terketmesinden korkmanız için gereken bir sebep yoktur.
Yavaş yavaş ne demek istediğimi anladınız. Kezban olanlarınız zaten biliyor durumu.
Efendim. Hepimiz biliyoruz ki kadınlar şımarmayı sever. Hayatı boyunca iltifat almış çok güzel bir kadın da, iltifattan nasibini alamamış bir kadın da güzel olduğunun söylenmesini ister, peşinden koşulmasını ister. Daima ister, hep ister. 
Adeta bir ihtiyaçtır bu. bir erkek olarak asla anlayamayacağım bir ihtiyaç.
Şu çağda kadın haklarını savunan, eğitimli ve bir beyni olan kadınlar bile bir kaç kere reddettikten sonra bir erkeğe evet demeyi tercih eder. Reddedilmesine ragmen ısrar eden adamın kendileri için daha çok emek sarfettiğini düşünürler.
Oysa gerçek öyle değil. Biraz da erkek bakış açısını anlatayım size.
O kadar sık duyuyoruz ki “erkeke dediğin adam gibi adam olmalı, lafını yememeli” türevinden cümleleri.
Ve evet biz erkekler bu konularda mal olduğumuz için bunu ciddiye alıyoruz. Bu nedenle bir kere hislerimizi açtığımız kadın tarafından reddedilince geri çekiliyoruz. Onların tabiriyle adam gibi adam oluyoruz yani. Bizim de bir gururumuz var ya. Ondan işte.
Dediğim gibi kadın şımartılmayı sever. İkna edilmeyi... Aşık olmaktan çok aşık olunmayı hayal eder.
Erkek bir hayal kuracaksa bu kendisinin deliler gibi aşık olduğu bir hayali kadınla ilgilidir. Erkek aşık olmayı ister kısacası. Travmatik bir aşkın acısı çekip bundan tuhaf bir zevk almayan erkek yoktur... Kadın aşık etmeyi sever... Hayallerinin kökeninde kendisi için derbeder olan aşıklar vardır.
Ve bunlar bir çok sorunun psikolojik kökenidir.
Kadın aşık etmeye çalışır çünkü reel hayatta... işlemin gerçekleştiğini anlamak için ne yapar?
Adamın aşkını sınar... bana göre ise sabrını... 'Çirkin şansı' deyip aşklarını kıskandığınız kadınlar var ya? işte bu ikisinin farkını ayırdedebilen kadınlar onlar.
Ayrıdedemeyenler de trip atar mesela... ona göre adam aşıksa çeker bu tribi...en ufak sıkıntıda kaçan adam zaten aşık değildir mantığıyla hareket eder.
Peki ya adamın hisleri henüz o tribi çekecek olgunlukta değilse?
İşte burda iki ihtimal var. Adam ya ööeeh deyip çekip gider. Ya da köprüyü geçene kadar ayıya dayı der. 
Devamı gelecek... 

2 yorum:

  1. Öncelikle kalemine sağlık diyorum. Nacizane bunu okyunca iki kelam etmek istedim. Akranın bir bayan olarak, kadınların sevgililerini elinde tutma mantığı, aldatılma korkusunun getirdiği yüzeysel çırpınışlar olduğunu düşünmekteyim. Dediğin gibi, iki tarafta birbiri gibiyse sorun yok çünkü ilişkilerinden ve birbirlerinden ne beklediklerini özümsemişler. Ama elbet bu da bir süreç."Erkek adam çapkınlık yapar, bazı şeyleri mazur göreceksin" gibi bir ataerkil zihniyetin içinde yetişen kadın da erkek de kendi gibi olamıyor. Kadın sürekli kuşkucu, erkekse "evet ya ben erkeğim çapkınlık yapmalıyım heyt ulan" havasına bürünüyor, arkadaş cevresi tarafından hatta ailesi tarafından da gayet normal karşılanıyor. İki tarafta aslında karşı cinse bakış açısı olarak güvensiz ve özgüvensiz yetişiyor. Haa kadın aldatmıyor mu, ayırım yaptığım düşünülmesin ancak konu erkekleri elde tutma zihniyetindeki kadınlar olduğu için bunlardan bahsettim. Elbette o modeller de var. Bir de kadın erkek ilişkilerinde en büyük sorunsallardan biride fikrimce zamanlama hatası. Erkek sanırım kadından daha çabuk hislere kapılıyor. Kadını belki de hiç tanımadan. Bu şekilde "sana ölüyorum bitiyorum" diye karşıma gelen erkek hiç cazip gelmiyor. Nedenine gelince; daha oturup bir çay içmişliğin olmadığı bir insana bu kadar çabuk ölünüp bitilmesi gerçek de olsa gerçekçi gelmiyor. Çünkü karakterini hiç bilmediğin bir kıza neye göre bu kadar çabuk kapıldın? İşte bu noktada tamamen fiziksel öğelere göre değer verildiği hissi antipatik bi etki yaratıyor. Fiziksel olarak beğenilmek elbette hoş ama yeterli değil, demek ki benden daha güzelini bulsa ona da aynısını yapacak şeklinde bir sürü senaryolar...Kadın biraz daha hislerinin oturmasını istiyor, karşısındaki tanımak, onunla gerçekten eğlenceli vakit geçirebilmek, susup kalmadan konuşabilmek hislerine puan katıyor, ya da tam tersi azaltıyor. Çünkü bunun daha kalıcı olduğunu düşünüyor. Yani ben böyle düşünüyorum. Kadının sürekli iltifat ve beğeni isteği de yine yetişme tarzıyla ilgili. Bebeklikten beri, ay benim kızım çok güzel, ay canım ne kadar yakışmış, saçlarının bu rengi harika diye sürekli olarak yapmacık iltifatlarda bulunan hemcinslerin kabahati.Hani aynı çapkınlığın normalleştirilmesi gibi. Yani bunu sadece erkeklerden değil hemcinslerinden de bekliyorlar merak etme:)Şu pazar günü mesaideyken yazın sayesinde farklı bir şeylere yoğunlaşabildiğim için teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  2. Kadın aşık olmaktan çok aşık olunmayı hayal edermiş. Napsınlar peki erkeklerin neredeyse hepsi aşık olmaktan çok birilerini becerme hayaliyle yanıp tutuşurken? Kadının arızalı olduğu bir toplumda, erkek de arızalıdır, bunu unutmamak gerek.

    Toplumda kadının rolü, kadınların üzerinde kurulan baskı, din ve geleneklerin kadını bir birey olarak kabul etmemesi vb. konularda kafa yorularak günümüz kadınların neden böyle davrandığı gayet anlaşılabilir. Ama sen konuyu bu kadar sığ ele alırken ve bu kadar sabit bir bakış açın varken, içimden seninle tartışmak ve yazın hakkında uzun uzun yorum yapmak gelmedi...

    Son olarak kadınlar hep seni keklemiş. Erkek dediğin adam gibi aşık olabilmeli.

    YanıtlaSil