13 Haziran 2012 Çarşamba

İroniden Anlamayan Nesle Aşina Değilim


Efendim daha önce de söylemiştim. Gazla çalışan bir milletiz.
Bu yüzden her yokuşta tekleriz milletçe.
Orta okulun ilk zamanlarında nba.com'a girmemle başladı internet hayatım. O gün bugündür de haşır neşiriz kendisiyle. Sonra sözlükler çıktı. Kantır çıktı. Aldık üçün birini...
Kitleleri harekete geçirme, rezil de etme, vezir de etme gücünü sonradan öğrendim tabii.
Yanlış anlaşılma veya anlaşılmama derdini de...  Zira mimik yok kodumun yerinde.
Ecnebilerin ironi dediği, sarcasm dediği terimleri bir türlü oturtamadık burda. Benim de internet hayatımın büyük çoğunluğunu bunlar oluşturduğu için sıklıkla toplarım direkten dönüyor. Sonra işin yok bu da mı gol değil ha diye yırtın... Yazdığım şeyi yazarkenki suratımı görse hiç bir sorun kalmayacak mesela.
Efendim ekşisözlükte chuinase nickli arkadaş’ın yazdığı entry’i görünce ezeli sorunum bir daha aklıma geldi. Ne zamandır böyle genel bir yazı yazmak istiyordum. Bahane oldu bu da. Şimdi diyeceksiniz ki madem sınırlanmayı sevmiyorsun neden sözlük nickini açık edip yazmıyorsun.
Efendim o kadar kolay değil o. Yazdığım her şey kimliğim bilindiği taktirde önyargılı okunacak. Bu blogdaki ilk yazımda da söylediğim gibi ekşisözlüğün en önemli özelliği yazar kimliklerinin bilinmemesi zira fena halde önyargılı bir toplumuz ve bu bilinmezlik özgür yazımı destekliyor.
Kaldı ki kendi dizimin başlığına baktığımda bile dizi karakterlerini gerçekmiş gibi yerden yere vuran yazarlar var. Yazdığım her hangi bir entrynin sonrasında neler olabileceğini siz düşünün.
Neyse efendim,
Öncelikle söz konusu entry’i vereyim de meramımı anlatabileyim...

http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=28942275

Hayatım boyunca sınırlanmaktan nefret ettim. Bu nedenle Twitter gibi herkesin her an yazdığın şeyi görebileceği bir mecrada Hollywood ünlüleriyle başlayıp bizimkilerle devam eden “kahve keyfiii” ve türevi hiç bir işe yaramayan şeyler yazmak istemedim. Bu nedenle twitlerimin büyük bir çoğunluğunu beni eğlendiren yazılardan oluşuyor.
Sözlük yazarlığım da böyledir. Sözlükte eğlenmek için varım. Bilgi almak için. Siyasi tartışmaların içine de girmem orda mesela. Bir filmi izlemeden önce mutlaka ekşisözlükte hakkında yazılmış yorumları okurum.
Sözlükte troll başlığını geçtim troll entrysi bile yazmışlığım yoktur. Hal böyle iken yani anonim nickiyle bile trollük yapmayan bir insanın kendi kimliğiyle kamuya açık alanda yani Twitterda trollük yapması için embesil olması gerek diye düşünüyorum.
“Benim bedenim benim kararım” sloganı üzerinden yargıtayın “anal ve oral seksi anormal ilişki” kategorisine sokma kararını eleştirmem trollüğüme bağlanmış.
Öncelikle ‘chuinase’ arkadaş çok değil bir kaç gün önceki twitlerime baksaydı eğer kürtaj olayındaki görüşlerimi, devletin vajinaya el atmasını eleştirdiğimi görürdü. kullanılan slogan ve propaganda unsurlarını da eleştirmiştim.
Özellikle erkekleri bu kampanyaya dahil ediş şekillerini.
Tekrar bahsedeyim. “benim bedenim benim kararım” güzel bir slogandı lakin propaganda olarak kulanılan bir çok fotoğrafta erkekler de kullanılmıştı ve saçma bir durum ortaya çıkıyordu.
Fotoğraftaki erkekler. “benim sevgilimin bedeni sevgilimin kararı” pankartı taşıyordu.
Mantıksız bu aga. Erkeği ilişkilerde sorumluluk almayınca eleştiren kadın. Bu pankartı bir erkeğe tutturup kendi davasını savunduğunu iddia edemez.
Ben bir mallık ettim çocuğu koydum ama sevgilimin kararı isterse kürtaj yapar isterse yapmaz anlamı çıkıyor orda. İddia ediyorum bunu diyen adama ‘adam değil’ diyecek milyonlarca Türk kızı bulabilirim.
Bir kadın kürtaj yapma hakkını savunurken kaza kurşunuyla kendisini hamile bırakmış bir adamın fotoğrafını koyup ama karar benim diyemez. Peki ya tersi olursa?
Kadın kurtajı istemezse ve erkek kürtaj isterse ne olacak? Boris Becker’in merdiven altı kaçamağı gibi mi olmalı?
Kısacası o sloganın kullanılma alanları iyi belirlenmeliydi.
Ya erkek olgusunu hiç karıştırmadan “benim bedenim benim kararım” denilmeli ya da karıştırıldığında  “bizim kararımız sana ne lan devlet” muadili bir slogan olmalıydı.
Bana göre insanların kutsalı dışında her şeyle dalga geçilebilir. Ben de ironi yapmayı, sarkastik cümleleri seviyorum.  Bazen yazdıklarımla ilgisiz o kadar çok gerialım geliyor ki her yazdığım şeyi açıklama ihtiyacı hissetmekten gına geliyor.
Bu durum değişmezse ve bir gün bir film yaparsam her sahneyi açıklamak zorunda hisseden yönetmenlerden olacağıma eminim.
Kaldı ki “benim bedenim benim kararım” ile ilgili fikirlerimi açık açık belirtmiştim. Ve erkeklerin pankartının saçmalığını anlatırken durumla dalga geçmiştim.
Böyle troll mü olur azizim? Düz olarak bence durum bu yazsam fikir olarak addedilir troll denilmezdi bana büyük ihtimal ama yazarken kendi tarzımla yazıp dalga unsuru kullanmam trollük olarak görülüyorsa bir sorun var demektir.
Uzun lafın kısası ben troll değilim aga vallahi değilim. Sadece keyif aldığım şeyler yapmaya çalışıyorum ve meramımı bu şekilde anlatıyorum.
Esen kalınız...

9 yorum:

  1. Öncelikle bu mecradan cevap vermemi mazur görün, zira mesaj atamayacağım için ve formata ilişin kaygılar nedeniyle Sözlük’ten cevap vermemin uygun olmayacağına kanaat getirdim. Öncelikle daha kolay açıklamak bakımından yazmış olduğum entry’yi bir kere daha burada tekrarlamak isterim:

    “ekşi sözlük'teki trollün twitter versiyonu. düzenli olarak kendisini varoluşları ile ziyadesiyle rahatsız eden türk kızlarına ilişkin tweet atmazsa öleceğinden korkuyor sanırım. ayrıca takipçileri ile paylaştığı benim bedenim benim kararım kampanyasını yargıtay'ın kararı üzerinden ti'ye alma fikri ile adeta bir zeka abidesi olarak karşımızda arz-ı endam ediyor kendisi.”

    Sizin de takdir edeceğiniz üzere kısa ve birkaç kelimede meramını anlatmaya çalışan bir entry söz konusu. Peki ne diyorum ben bu paragrafta? Öncelikle sizi troll olmakla itham ediyorum. Sonrasında ise devamlı Türk kızlarını, popüler deyimiyle kezbanları, eleştiren tweetler attığınızı söylüyorum. Nihai olarak da “Benim Bedenim Benim Kararım” kampanyası ile Yargıtay’ın kararı arasında kurduğunuz paralele dikkat çekip bunun bence saçmalık olduğunu belirtiyorum. Entry’de yer alan üç hususa ilişkin edindiğiniz izlenim neticesinde “ironiden anlamayan nesle aşina değilim” ana temalı bir yazı yazmanız ise bana malesef aslında ne söylemek istediğimi anlatamadığımı/anlamadığınızı düşündürdü.

    Birincisi troll’lük suçlamasının sebebi “Benim Bedenim Benim Kararım” kampanyasına ilişkin olan görüşleriniz değil, “Türk Kızlarına” ilişkin yazmış olduğunuz ve aşağıda örnekleri yer alan mesajlar:

    “Peki ya kendisine yillarca "guzel kizim denildigi icin gercekten guzel oldugunu zannedip salak triplere giren kizin drami?”

    Belinize taktiginiz (gogus meme arasi) kemerle ortadan sIKIlmis dis macununa benziyorsunuz leydiler bir onlem almali bu gidise bir du demeli (retweet)

    Saçma sapan romantik cümleleri yere atmayınız kızlar onları gerçek sanıp yiyor :/

    Tanımıyosan eklemeee sizi arkadaş olarak ekledi" uyarısını göreceğim bir dünya hayal etmemiştim. No country for Kezban !

    Rus kadinlar gencken guzel de 70 ten sonra saliyorlar... İmza: bir turk kizi”

    YanıtlaSil
  2. Sizin öne sürdüğünüzün aksine, sizinle aynı nesli paylaşan ve orta-okul lise yılları ıcq’da her mesajın sonuna envai çeşit surat isareti koymakla geçmiş bir insan olarak mimik yapamamanın ve ironiyi yazıyla karşı tarafa aksettirmenin ne kadar zor bir şey olduğunun farkındayım. Ancak bir şeyin daha farkındayım ki, o da bu mesajlarda her ne kadar görünüşte bir ironi olsa da aslında kadını bir şekilde metalaştırdıkları ya da hor gördükleri. Sizin şahsınızdan ziyade Türk erkeğinde genel olarak yer alan ve “benim göbek bir yana g.t bir yana gider ama kadın taş gibi olacak!” zihniyeti sanırım benim asabımı bozan. Sözlük’teki bu konudaki tavırdan da kaynaklanıyor olabilir bu tepki. Özetle demeye çalıştığım kadınları kezbanlıkla itham edip, göbeklerine taktıkları kemerlere gelen kadar erkeklerin önce bir kendilerine bakmaları gerektiği. Bu tweetler nedeniyle trolllük yaptığınızı söylememin sebebi ise bunları bir şekilde tepki çekmek ve insanların bunlara ilişkin konuşmalarını sağlamak için yaptığınızı düşünmem. Gelen mesajları retweetlemeniz sebebiyle de bunlarla eğlendiğinizi düşünüyorum. “Eğlenmek yasak mı?” derseniz değil tabi ama bunları birilerini rahatsız etmek için yaptığınız önermesini de göz önüne alırsak benim lügatımda trollüğe giriyor yaptığınız.

    Kürtaja ilişkin konuya gelirsek, öncelikle kampanyayı başlatanları birebir tanıyorum. Dolayısıyla taraflı olmakla eleştirilebilirim ama samimi bir şekilde öyle olmadığıma inanıyorum. Çünkü bu kampanya ilk başladığında keşke “Benim Bedenim Bizim Kararımız” olsaydı dedim. Söz konusu cenin kadının vücudunda yoktan var olmadığı sürece tabiki erkeğin de bu konuda bir söz hakkı olması gerekir. Ancak unutulmaması gereken bir şey de var ki, neticede her ne olup bitiyorsa kadının vücudunda oluyor. Erkeğin söz hakkı olabilir ancak nihai kararın fiziksel sonuçlarına yalnız kadın katlanacak, erkek değil. Ayrıca bu kadar hayati bir konu söz konusuyken yalnızca eleştirerek, kendi köşenizden ahkam kesmenin samimiyetsiz bir tavır olduğunu düşünüyorum. Yalnız siz değilsiniz, pek çok arkadaşım da sizinle aynı tepkiyi verdi. Ancak şöyle de bir durum var ki “peki o zaman ne yapalım?” dendiğinde kimse elini taşın altına sokmuyor, kimse sorumluluk almıyor. Olduğunuz yerden insanları ve çabalarını, doğru ya da yanlış, eleştirmek kolaya kaçmak değil mi biraz sizce de? Bu konuda bilmediğim herhangi bir çabanız oldu ise yukarıda yazdıklarımdan sizi tenzih ederim ancak bu yönde bir ibare göremedim malesef.
    Yargıtay kararı ve kürtaj meselesi arasında kurduğunuz bağlantıya gelince de okuduğunu anlayan bir insan olarak söz konusu mesajlardaki ironinin farkındayım ancak bazı konuların ironi yapılmayacak kadar ciddi olduğunu düşünüyorum, özellikle de sizi takip eden ve yazdıklarınızı ikinci derecede değil de birinci derecede algılayıp ona göre yorum yapacak insanların varlığı göz önüne alındığında. Böyle bir etkiniz olmadığını düşünebilir ya da böyle bir sorumluluk almayı kabul etmeyebilirsiniz ki bu da sizin tercihinizdir tabi. Ancak bu da benim kendi perspektifimden baktığımda yaptığınızın yersiz ve yanlış olduğunu düşünmemi engellemiyor malesef. Şunu da belirtmek isterim ki sizin aksinize kutsallarla dahi dalga geçilebilecegini düşünüyorum. Ancak söz konusu olan belki milyonlarca kadının hayatını etkileyecek ve bir şekilde toplumsal bir dönüşümün yapı taşlarından biri olabilecek bir konu olduğunda bunun, en azından sizin yaptığınız şekilde, dalga geçilemeyecek kadar vahim bir durum olduğuna inanıyorum.
    Umarım meramımı anlatabilmişimdir. İşten kaçma bahanesiyle biraz uzun oldu, kusura bakmayın. Keyif aldığınız şeyleri yapmanıza halel getirmemesi dileğiyle...

    YanıtlaSil
  3. Ironi kelimesine bir kac seyler yazmak istiyorum izninizle...
    İroni'nin nerden baksak 100 alt kokeni vardir. Yunanca "kendini kuçultmek" anlamindaki "eironeia" kelimesidir. Eski Fransizcaya Latinceden, Latinceye de Yunancadan geçmiş bir sozcuk ve turkce "ince alay" demek.. cidden oldukca kaba ca.. aslinda cogumuz -- self-irony olan "kendi kendinizle alay" yapariz...

    Lisedeken Fransizca finalimde Voltaire'in bir eseri uzerine kurulmustu kitapin adi "Candide" fransizca'da, türkçe'ye saf (aptal anlaminda) olarak çevrilebilecek bir kelimedir. Voltaire, klasik bir yazar olarak, daha çok bir romantik olan Leibniz'e ayar olsun diye, çok saf olan bu candide karakterini yaratmistir. Tartismalar kizisinca da bu karakteri bir olay orgusune sokup kitap olarak yayinlatmistir. kitapta candide'in basina gelmeyen kalmaz, derisi yuzulur, kazanlarda kaynatilir, ve voltaire bu kotu olaylari hep bir sekilde candide'in safligina, baglar. Isin ilgiç tarafi ise bu kitapi cok begenmistim yani daha anlatma sekli degisik gelmistir, bazı seyler agir olmasina ragmen, kitabin sonunda bir soz vardir, o guzeldir iste. "bahçemize bakmak gerek" diye biter kitap.
    Nerden baksak bu kitapin ilk sayfasindan son sayfasina kadar Voltaire ironi kullaniyor gerci bunu acik acik soylemiyor ! Aslinda, bu kitapla Voltaire Liebniz’e bir mesaj yolluyor yani bir taraftan onu kiskirtiyor …. ! Bu demek oluyor ki bir insan ironi kullaninca genelikle o insana kizgin oldugu icin bir taraftan diger taraftan ona deger verdigi icin yoksa boyle kelimelerle oynamazdi !
    Simdi diyeceksiniz neden bunlari yazma geregi duydum !
    Bunlari yazmamin tek nedeni ise insanlar neden ironi yaparlar... ? " Birsey soylerken aslinda baska sey ima etmek " Neden bu yollara sapma geregi duyuyorlar ?

    Fark etmissinizdir benim Turkçem iyi degildir ( anca bu kadar ogrenebildim kendi kendime… ) Hatam varsa affola.
    Saygilarimla

    YanıtlaSil
  4. Sevgili Chuinase,
    şurda uzun uzun meramını anlattığın için teşekkür ederim. bence şu sen, benim senin karşında olduğum konumdasın.
    şöyle oluyor. bir entry yazdın. kısa bir paragraf ve benim ondan anladığım şey ile bu uzun yazılarından anladığım şey aynı değil. bunu sözlüğe yazmış olsan sevinirdim hatta. çünkü burda benim yaptığım ve yanlış bulduğun bir şey açıklamış oldun. orda sadece itham var.
    diyeceksin ki senin yaptığın da genel olarak kadınlara ithamda bulunmak.
    evet genelliyorum. abartılı bir şekilde genelliyorum kadınları. bunun sert ve rahatsız edici bir şey olduğunu da biliyorum. bu nedenle de ciddiyetsz bir dille itham ediyorum zaten. ölüm kalım meselesi değil yani. her iki cinsin de genellemeyi hakedecek kadar kökleşmiş saçmalaıkları var çünkü. ben kadın tarafını gözlemlediğim için kadın tarafıyla dalga geçiyorum. aynı şekilde erkeklerin iki gram beyne sahip olmasının mucize haline getirecek saçmalıklarını yazan kadın yazarlar, twitter fenomenleri var. olmalı da.
    dur teker teker o twitleri neden attığımı açıklayayım mesela.

    "Peki ya kendisine yillarca "guzel kizim denildigi icin gercekten guzel oldugunu zannedip salak triplere giren kizin drami"
    burdaki mesele kadını metalastırmak değil. yani kadın zaten güzel veya çirkin diye ayrılır düşüncesi yok. aynı şeyi "akıllı" kelimesi üzerinden de yapabilirdim ama şu dünyada böyle bir gerçek var. kadın hayatı güzellik ve görsellik üzerinden yürüyor. benu ben bu hale getirmedim. kadınlar ve erkekler el birliğiyle bu hale getirdi. bu nedenle aynı özelliklere sahip olan iki kadından "prezentabl" olanı işi alır ve ne yazık ki kadın için güzellik kişinin karakterini hayat boyunca değiştirecek kadar önemli bir durumda. kimse bana güzel bir kadınla çirkin olduğunu düşünen bir kadının psikolojisinin aynı kıvamda olduğunu söyleyemez. bak burda da genelliyorum. yani kadınların geneli böyle diyorum. twitteki her şey erkek için de geçerli. ama daha önce de söylediğim gibi o konuda dalga geçmek kadınların işi. ben ilgili olduğum taraflaa ilgili yazıyorum.

    YanıtlaSil
  5. devamı...



    "Saçma sapan romantik cümleleri yere atmayınız kızlar onları gerçek sanıp yiyor :/"
    başıma gelen bir kaç olaydan sonra yine aynısı gelince yazmıştım bunu. yine ironiktir ki o olaylar neredeyse aynı cümlelerle anlatılabilecek kadar aynıydı. kız arkadaşlarımla ilişkiler üzerine konuşuyordum. (bu anlatacağım durum 4 sefer gerçekleşti farklı insanlarlara)ben klasik flört taktiklerinin kadın için tehlikeli oldugunu savunuyordum onlara. mesela açıktan kendisiyle yatmak istediğini söyleyen birinin bir don juan tavırlı adamdan daha az tehlikeli olduğunu söylüyordum arkadaşlarıma. çünkü onlar kullanılıp atılmaktan korkuyordu.
    ben de ısrarla iki güzel laf söyleyen adama verdiğiniz şansı neden samimice niyetini belli eden adama göstermediklerini soruyordum. mesele şu. bu 4 kız zarkadaşım da aynı şeyi yaşadı. "ben duygusuz sevişemem" "tamam çok ciddi bir ilişki olsun istemiyorum ama biraz da uğraşsın emek göstersin beni biraz iyi hissettirsin" kafasındaydılar. bu tehlikeli işte. erkekler kadının o sırada bunu düşündüğünü biliyor. bunu kullanmamayı seçen erkekler var. benim gibi ama bunu kullanacak, sömürecek erkekler çoğunlukta. çünkü işin ucunda meme var. onları bu yüzden uyarıyordum. hepsinin başına gelen şey şu oldu. iki üç buluşmadan sonra erkek sevişmeyi elde ettikten sonra ortadan kayboldu. bir tanesi evli çıktı. ve arkadaşlarım ağlayarak bana geldiler. şimdi senin seksist bulduğun twiti yazarken benim düşündüğüm bunlardı. bunu kendi dilimle en güzel o şekilde anlatabildim. bu trollük değil işte. kadınlara laf sokayın sinir olsunlar olayı değil. ben bu söylediklerimi kadınlara dalgasız ironisiz de anlattım ve işe yaramadığını gördüm.

    şimdi oturup uzun uzun twit açıklamam saçma evet ben sadece bir şeyi yazarken troll face ile uzaktan yakından bir ilgimin olmadığını göstermeye çalıştım ve yazdığım şeyin salt dalga geçme amaçlı olmadığını da.
    arada öyle alt metni olmayan yazılarım da oluyor. o da sanırım her insanın hakkı.
    bu arada "tanımıyorsan ekleme"'yi isim soyisim olarak seçmiş birinin tanımadığı kişiyi eklemesini kezbanlık olarak yorumlamam neden rahatsız etti? yanı tanımadıüı kişilerin eklemesinden rahatsız bu kişi ve rahatsız olduğu şeyi başkasına yapıyor. bence her türlü dalgayı hakediyor o insan. mesela ben aynı şekilde seni eklesem aklından geçecek ilk cümleyi gerçekten çok merak ediyorum.
    kürtaja gelirsek. tekrar ediyorum. konuda kadınlar sonuna kadar haklı ama hakkını savunurken ciddiye alınmamalarına sebebiyet verecek şeylerden uzak duramadılar. rica ediyorum o erkeğin fotoğrafıyla ilgili söylediklerimi arkadaşlarına ilet. orda erkeğin olmaması lazım. sloganınız buysa. erkeği, daha çok da kadını küçülten bir durum çünkü o erkeğin sloganı kullanması. topun sürekli devlete atılması lazımdı. bu gibi şeyler olaydan saptırıyor.
    eyyorlamam bu kadar. iyi günler efendim.

    YanıtlaSil
  6. Bir kadinin vucüdünü sadece kendisini ilgilendirir, ama eger bu beden tek bir can tasiyorsa. Eger ki bir kadin hamileyse bu sadece kadini degil, partnerini de ilgilendirir. Erkeklerin sokaklara cikip "Sevgilimin bedeni, sevgilimin karari" demeleri sacma. Söyle sacma; Daha uygun cümleler bulunabilirdi. Yoksa bence problem yok.
    Kürtaja gelince, karsi degilim, ama kürtajin yaninda da durmuyorum. Cogumuzun oldugu gibi bende tam ortada duruyorum bu konuda ve bunu söylememin bir zarari olacagni düsünmüyorum acikcasi. Dine giriyor mu orasini bilemem ama insanliga sigmayacak bir sey oldugnu düsünüyorum. Sonucta o bebek anne karnindan cikmamis sa dahi bu o cocugun yasamiyor anlamina gelmedigni düsünüyorum. sonucta onun da atan bir kalbi var, bir cani var.
    Ama bazen öyle bir an gele bilir ki kadin mecbur kalir. Evet "genc kizlar" belki biraz daha salak kacabilir gercek bir "kadina" göre, ama kadin romantizmden daha fazlasini düsünür. Kadin cok düsünür, ve öyle bir an gelebilir ki, kendi canindan kendi kanindan vazgecebilir.
    Son olarak "benim beynim, benim fikrim".

    YanıtlaSil
  7. İnternet zor yer. İnsanların internet üzerinde bir yazıyı eleştirmemesi için yazan kişinin hakkın rahmetine kavuşmuş olması lazım. R.I.P falan yazıp geçiştirilir en azından. Gerçi son zamanlarda onlarda işlemiyor. Bende bir Türk kızıyım ve özellikle
    "Saçma sapan romantik cümleleri yere atmayınız kızlar onları gerçek sanıp yiyor :/"
    bu tweeti rt yaptım,baya da güldüm açıkçası. Genel olarak gerçek çünkü.

    Ya buna ne demeli ? "Tanımıyosan eklemeee sizi arkadaş olarak ekledi" uyarısını göreceğim bir dünya hayal etmemiştim. No country for Kezban !"

    Çelişkiyi içinde barındıran ergenlere kimse müsamaha göstermiyor zaten, açık açık yazınca mı suç oluyor diye kendi kendine sorası geliyor insanın.

    Hayat gerçekten çok zor.

    YanıtlaSil
  8. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  9. İroni yapmak, ince espri ve mizah anlayışı başarılı insanların yapabileceği şeylerdir bunlar. Yazının tamamına katılmasamda ironik olmuş, tebrix :)

    YanıtlaSil