27 Haziran 2011 Pazartesi

Ekşisözlüğün Kendisiyle İmtihanı

Ergen zamanlarımdan sıyrılırken tanıştım ekşisözlükle.
Orta okulda arkadaşlarıyla şimdilerde gülerek hatırladığım zamanlarda, küçük çaplı felsefe ve edebiyat külübü tarzı oluşumlar oluturmaya çalışan yazan düşünen biriydim.

Ekşisözlük ortaya çıktığında benim için bir vaha gibiydi zira 2000 yılı ve günümüze kadar gelen dönem bir bakıma 70'lerde şiddetle paralel ilerleyen, gençlerin politize olmuş bir halde sağa sola tüm enerjilerini saçtığı dönemin çok şükür şiddetsiz halinin tekrar ortaya çıktığı bir dönem oldu.
Yani 80'ler ve 90'ların ilk yıllarını kış uykusuyla geçiren gençlik 2000'lerden sonra tekrar politize olmaya başladı.
Haliyle politize olmuş bir gençlik "hayır" demeyi "sesli gülmeyi" "karşı çıkmayı" istedi. Kutuplaşmış Türkiye'de ise her yerde olduğu gibi sesli fikir beyan etmek cesaret istiyordu. Bu cesareti ve cesaretin getirdiği sonuçları ise 90'ların başında çocukluğunu Mardin'de geçirmiş biri olarak gayet iyi biliyordum. İyice kutuplaşmış bir ortamda bazen dostuğun baki kalması adına sustuğunuz olur çünkü.

Ekşisözlük işte böyle bir zamanda yazarlarına anonimlik sunarak gerçek hayatta çeşitli nedenlerle beyan edemedikleri fikirlerini söyleyebilme olanağı sundu ve kanımca kısa sürede bu kadar popüler olmasının en büyük, belki de kendisinin varlık sebebi de budur.

En son ekşisözlüğün bazı yazarlarını polise yem etmesi bu nedenle çok önemli bir olay çünkü ekşi kendi varoluş sebebini hiçe sayarak yani yazarlarına sunduğu anonim perdeleri hiçe sayarak kendisiyle çelişmiş oldu.
Bu olay sonrası sözlükten bazı yazarlar topluca ayrıldı. tabii ki binlerce yazarı olan ekşisözlük bu haliyle de varolmaya devam edecek. 2 yıl yazar olmayı bekleyip olduktan 1 sene sonra pilot olan biri olarak yazar olma sırasında bekleyen binlerce insanın varlığını biliyorum.

Tüm bunlar ekşinin popülaritesini düşürmez, istendiği takttirde yazar sayısını da düşürmez lakin ekşi sözlüğü, yazarlarını ciddiye alan, gerçek fikirlerin havada uçuştuğu bir ortam olarak gören ben ve benim gibi binlerce insanın kendisine olan bakış açısını sarsar.
Demem o ki cancağızım bir sanal işletme olarak ekşisözlük yoluna devam edebilir hatta ekonomik olarak daha güçlü bir şirkete dönüşebilir ama ekşisözlüğü uzun zamandır takip eden insanların gözünde oluşturduğu muhalif ve dobra ortam imajı yerle bir de olabilir.

Ucu kendisine dokunduğunda mesela sansür olayında önayak olup binlerce insanın tepkisini statükonun gözüne gözüne sokmayı bilen ekşi kendi yazarlarını yine aynı statükoya yem edebilmiştir. üstelik bunu sessiz sedasız bir şekilde yapmıştır.

Bundan sonra top ekşisözlük yönetiminde. Nasıl bir kriz yönetimi sergileyeceklerini bilemiyorum ama "Tatlı su anarşisti" veya "v for vendetta anarşisti" imajından bir önce sıyrılmak durumundalar.

5 yorum:

  1. hoşgelmişsin melih bey
    bak seni burdada görebildik
    hayırlı uğurlu olsun...

    YanıtlaSil
  2. ssg, ekşi sözlükten 3 kuruş kazanmaya başladığı andan itibaren, ekşi sözlük o bahsettiğin kimliğinden sıyrılmıştı zaten.

    ekşi sözlük'te her türlü kutsala sövebilirsin ama bir reklamverene kış bile diyemezsin.

    ama insanlar saf oldukları için ssg'yi bir özgürlük cengaveri olarak görebilirler.

    benzeri bir durum fizy'de yaşanmıştı. fizy kapandı diye herkes figan edip özgürlük ağıtları yakarken, fizy'nin sahipleri gidip şirketi turkcell'e sattılar ve ardından "yasalara saygımız büyük" babından bir açıklama yaptılar.

    sözün kısası para candır. millet seni kahraman zannediyorsa bu da üstüne ciladır.

    YanıtlaSil
  3. Boşvermek çok mu yanlış? Boşverebilmek? Ben öyle yaptım da...

    YanıtlaSil
  4. Para,para,para...Her kapıyı açar, insanoğlunun bu kelimeyi duyduktan sonra şöyle bir titrer ve karar alır, tamam bu kadar beleşçilik yeter birazda biz kazanalım!

    YanıtlaSil